Firma Adı İletişim Konum
ARAS YAYINCILIK İTH. İHR. LTD. ŞTİ.
İstiklal Cad. Hıdivyal Palas No: 231/Kat 1 Tünel / Beyoğlu 34430 / / İSTANBUL / TÜRKİYE
İletişim: +905531813892
Web: https://www.arasyayincilik.com/iletisim/
Salon: 2
Stant: 228
Ürün Grupları
  • Kultur yayinlari
  • Sureli yayin
  • Cocuk ve genclik yayinlari

Aras Yayıncılık 1993 yılında İstanbul da kuruldu. Kısa zamanda Ermenice edebiyata açılan pencere olarak nitelenmesine yol açan bir yayın çizgisi izledi. Türkçe ve Ermenice kitaplarıyla, Türkiye de iki dilde yayın yapan ender yayınevlerinden biri oldu. Ermeni yazarlardan çeviri kitaplar veya çağdaş Ermeni yazarların kaleminden Türkçe eserler basan yayınevi, bu yolla, aynı coğrafi bölgede doğup büyümüş, yan yana yaşayan farklı kültürlerden insanların birbirlerini edebiyat yoluyla daha iyi tanıyıp, anlamalarına yardımcı olmayı, insanlığın ortak değerlerine birlikte katkıda bulunmayı amaçlıyor. Anadolu nun kültürel öğelerini gelecek kuşaklara da taşımaya aracılık eden Aras Yayıncılık, Türkiye de köklü bir geçmişi olan Ermeni yayıncılık geleneğinin temsilcisi ve sürdürücüsü olmayı hedefliyor.

Gavur MahallesiGavur Mahallesi
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Mıgırdiç Margosyan ın Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü nü (Paris-Fransa) 1988 yılında kazanan Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) adlı kitabının, yazar tarafından yeniden, Türkçe olarak kaleme alınan karşılığı Margosyan, 1938 de Diyarbakır ın Hançepek Mahallesi nde (Gâvur Mahallesi) doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü bitirdi. 1966-72 yılları arasında Surp Haç Tıbrevank Lisesi nde felsefe, psikoloji, edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Öyküleri günlük Ermenice Maramara gazetesinde yayınlandı. Öykülerinde Doğu insanının yaşamından kesitler sunan Margosyan yalnızca Ermeniler i değil, folklorik değerleri, gelenekleri, kederleri ve sevinçleriyle bütün bir yöreyi tanıtıyor okurlarına. Öykülerin büyüsü yaşanmışlıklarında gizli Yazılarımda, bizim oraları anlattım, gördüğüm ve yaşadığım gibi. Tipleri ve adlarını hemen hemen aynen verdim, değiştirmeden, oldukları gibi. Onlardan, o bacolardan, o dayılardan, o amcalardan çoğu öte tarafa göçmüşlerdir. Adları, hatıraları, biraz da bu satırlarda, bu kitaplarda yaşasın

Sofranız Şen OlsunNinelerimin Mutfağından Damağımda, Aklımda Kalanlar
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Düğün-bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden günlük yemeklere, tatlılardan tuzlulara, salatalara onlarca yemeğin akıcı, sohbet eder gibi bir uslupla yazıldığı Sofranız Şen Olsun geleneksel yemek kitabı kalıplarının ötesine geçerek, bugün artık geçmiş mertebesine erişmiş günlere götürüyor bizleri usul usul. Takuhi Tovmasyan ın satırları arasında gezinirken, bir yandan onunla, yapmayı ve yemeyi çok sevdiği yemeklerin tarifleri, püf noktaları, alternatif sunumları hakkında hasbıhal ediyor, bir yandan da kulaklarınızda 1920 lerden 1950 lere İstanbul un, Trakya nın sesini duyuyorsunuz. Birinci Dünya Savaşı günlerinde Çorlu dan Der Zor a, Çatalca ya, daha sonraki yıllarda ise İstanbul Yedikule ye göçen Tovmasyan ailesinin hüzünlerine ve sevinçlerine ortak, dahası, sofralarına misafir oluyor, Çorlu da bir çiftliğin temiz havasını, Yedikule veya Samatya sahillerinde denizin kokusunu çekiyorsunuz içinize.

Türkiye de Balık ve BalıkçılıkTürkiye de Balık ve Balıkçılık
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Karekin Deveciyan Efendi nin 1915 te İstanbul da basılan Türkiye de Balık ve Balıkçılık adlı eseri Türkiye de balıkçılık konusunda yazılmış en önemli eserlerin başında gelir. Eser, konuyla ilgilenen herkesin takdirini kazanmış olmasının yanı sıra, son yıllarda sayıları hızla artarak yayımlanan balık ve balıkçılıkla ilgili kitapların hemen hepsinin başvuru kaynağı da olmuştur. Türkiye de Balık ve Balıkçılık, alanındaki ilk çalışmadır. Yazarının konuya olan hakimiyeti, büyük tecrübesinin ürünü olarak verdiği ayrıntılı bilgiler, yaptığı hassas çizimler, bugün onu yalnızca balıkçılık alanında değil, folklorik ve tarihsel bakımlardan da benzersiz bir eser olarak değerlendirmemize neden olacak kadar önemlidir. Avrupa bilim çevrelerinde de takdirle karşılanan eser, Türkiye deki deniz ve tatlısu balıklarıyla deniz canlılarını, av aletleriyle volileri, dalyanları, göl ve akarsularla ilgili bilgilerle avlanma tekniklerini içererek, balıkçılık konusuna ilgi duyan herkes için zengin bir kaynak oluşturur. Eserin değerini tarihçi Reşat Ekrem Koçu, ünlü eseri İstanbul Ansiklopedisi nin dördüncü cildinde şu sözlerle teyit eder: Balık ve Balıkçılık milli kütüphanemizde benzerine ender rastlanan muazzam eserlerdendir kendi mevzuunda ise tek eserdir. Bugün, Türkiye balıkları ve balıkçılığı konusunda Karekin Deveciyan ın bu dev eseri kadar zengin ve canlı ayrıntılarla bezeli bir kitabın hâlâ yazılamadığını iddia etmek abartılı sayılmaz. 576 sayfadan oluşan Türkiye de Balık ve Balıkçılık ta, tamamı Deveciyan ın kaleminden çıkma 207 çizimin yanı sıra, 103 tablo ve İstanbul civarındaki dalyan ve voli yerlerini gösteren bir harita yer alıyor.

FırtınaSıcak bir yuva bulma hikâyesi
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Dünya çapında tanınan ve sevilen sanatçı GuoJing in kaybolan köpeği Dou Dou ya ithaf ettiği, büyüleyici resimlere sahip sözsüz kitabı Fırtına sonunda Türkçede. Sokakta yaşayan bir köpek ve onunla arkadaşlık kurmaya çalışan bir kadının güvene ve sevgiye dayalı ilişkisini anlatan bu sıcacık hikâye içinizi ısıtacak. En fırtınalı zamanlarda bile dostluğun neler yapabileceğini gösteren Fırtına belki sözsüz olabilir, ancak resimlerin ifade gücüyle duygularınızın harekete geçtiğini şaşkınlıkla görecek, onların da en az sözcükler kadar etkili olduğunu hissedeceksiniz. Her okuma deneyiminde sayfalara gizlenen farklı anlamlarla karşılaşacak, birbirlerini ve bir arada yaşamayı seçen bu köpek ve insan aracılığıyla insanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiye dair bambaşka bir bakış açısıyla tanışacaksınız. Üç yaş ve üzeri çocuklar ve içindeki çocukla bağ kuran yetişkinlerin keyifle okuyacağı Fırtına, sözsüz (sessiz) kitapla henüz tanışmayanlar için iyi bir başlangıç.

Mutluluk Bir TilkidirMutluluk Bir Tilkidir
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Arkadaşlarla kurulan bağlar sımsıkı mıdır, yoksa ilk rüzgârda sarsılır mı? Büyük bir parktaki yüksek bir ağaçta ailesiyle birlikte yaşayan Povilas, şehirde pek kimsenin tercih etmediği, ormanın içinden geçen patikayı keşfeden, buradan yürümekten keyif alan ve uzun uzun etrafı seyretmeyi seven bir çocuktur. Bir gün, bu yol üzerinde bir tilkiyle karşılaşır, üstelik bu tilki salıncakta sallanıyordur! Tilkiyle Povilas ın gün geçtikçe güçlenen bağı dostluğa dönüşür ama bir kötü haber gelir Povilas ın evinden: Ailesi başka bir şehre taşınmaya karar vermiştir! Povilas ne derse desin, anne babası kararından vazgeçmez. Babasının helikopterine atlayıp o daha güzel hayata doğru uçarlar. Bu yeni evde Povilas anne babasına kızgındır ama hayat eskisi gibi devam etmektedir bir yandan. Acaba Povilas ve tilkinin yolları tamamen ayrıldı mı, yoksa arkadaşlar görüşmenin bir yolunu bulacak mı? Çocukların yaşadığı gündelik sorunlara ve dünyaya çocuk gözüyle bakmamızı sağlayan naif ve derin bir hikâye. Rengârenk sayfaların ayrıntılarına dalacak, tilkiyle Povilas ın mutluluğu nerelerde saklı olduğuna dair tanımlamalarıyla sonsuz neşeleneceksiniz.

Karıncaların GünbatımıKarıncaların Günbatımı
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Karıncaların Günbatımı, Ermenice romanın 20. yüzyıldaki zirvelerinden biri. Biberyan, başyapıtı olarak kabul edilen bu romanında, bir aile ekseninde Türkiyeli Ermenilerin 1940 lı ve 50 li yıllardaki yaşamından bir kesit sunuyor. Varlık Vergisi uygulaması altında ezilen, varını yoğunu kaybeden bir baba, bu güç koşulları onun yüzüne vuran aile bireyleri ve üç buçuk yıllık zorlu Nafıa askerliği günlerinden sonra geri döndüğünde hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamayan oğul Baret. Yazar, Baret karakterinde, bir delikanlının hızla değişen toplumsal koşullara uyum mücadelesini ve bireysel çatışmalarını çarpıcı, yalın bir dille sunarken ülkedeki siyasi gelişmelerin azınlıkları nasıl etkilediğini farklı roman karakterlerinin ağzından bire bir ortaya koyuyor. Yalnızlar ve Meteliksiz Âşıklar romanlarıyla büyük beğeni kazanan Zaven Biberyan, Karıncaların Günbatımı nda, Felaket in şekillendirdiği ruhların akıp giden hayata bağlanmakta yaşadığı zorlukları, ailenin dönüp dolaşıp fertlerini ve kendini yok eden karanlık yanını, on yılda bir büyük bir siyasi sarsıntıyla kesintiyle uğrayan güvenlik duygusunun insanlar üzerinde yarattığı tahribatı adeta bir tragedya canlılığıyla anlatıyor. Gözden geçirilmiş ve eksiksiz metniyle yayımladığımız Karıncaların Günbatımı, Türkiye edebiyatının da en önemli romanlarından biri olmaya aday. Kitap, daha önce Babam Aşkale ye Gitmedi adıyla yayımlanmıştı.

Yıkıntılar ArasındaYıkıntılar Arasında
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Aras Yayıncılık, Batı Ermeni edebiyatının önde gelen yazarlarından Zabel Yesayan ın en önemli eserlerinden olan Yıkıntılar Arasında yı 100 yıl sonra Türkçeye kazandırıyor. Yıkıntılar Arasında, Nisan 1909 da Adana da yaşanan katliamda yerle bir olmuş Ermeni mahallelerinden ve köylerinden canlı tanıklıklar barındırıyor. Kırımların ardından İstanbul Ermeni Patrikhanesi tarafından bölgeye yollanan yardım heyetinde bulunan Zabel Yesayan, harabeye dönmüş Adana da geçirdiği üç ayın izlenimlerini, tanık olduğu ıstırap ve yıkımı aktarıyor Yıkıntılar Arasında da. Kozan dan Hacın a, Dörtyol dan Osmaniye ye uzanan bu karanlık yolculukta, Adana daki binlerce yetimin, dulun, idam mahkûmunun gözü, kulağı, sesi oluyor Yesayan. Ermeni tanıklık edebiyatının en vurucu örneklerinden olan Yıkıntılar Arasında, Ermeni edebiyatı üzerine çalışmalarıyla tanınan akademisyen Marc Nichanian ın geniş önsözü, Zabel Yesayan ın Adana yetimhaneleri yazısı ve katliamların ardından meclis tarafından bölgeye yollanan Edirne mebusu Hagop Babigyan ın raporu ve katliam günlerinden yirmi kadar fotoğrafla zenginleştirilmiş olarak okuyucuların dikkatine sunuluyor. Ne bu anlatılanlar, ne o küller içinde debelenen Ermeniler, ne dehşetin sarhoşluğunu üzerinden atamamış, gözlerinde acı ve şaşkınlık okunan yetimler, ne kayıplarının acısıyla kıvranan dullar, ne de kolu bacağı kesilenlerin kanlı sancılı yaraları Bunların hiçbiri yetmez o cehennem günlerinde yaşananların karanlık ve gerçek derinliğini tam olarak kavramamıza. ZABEL YESAYAN

Amida nın SofrasıAmida nın Sofrası
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Ermenicede Amida ya da Dikranagerd, Kürtçede Amed diye anılan Diyarbakır şehrinin sofra kültürü, asırlardır bu yörede yaşayan halkların birlikte var ettiği ortak bir değerdir. Diyarbakır da doğup büyüyen, bugün artık İstanbul da yaşasa da memleketini daima içinde taşıyan Silva Özyerli, Diyarbakır yemekleri hakkında uzun yıllara dayanan araştırma, keşif, deneme ve üretimlerinin meyvesi olan Amida nın Sofrası nda, tüm birikimini alanının en özgün kitaplarından birini ortaya koyarak sunuyor dikkatimize. Özyerli, kendi yaşamından, aile geçmişinden, eski kuşak Diyarbakırlılarla yaptığı görüşmelerden, yazılı kaynaklardan yaptığı araştırmalardan yararlanarak, bugün bazıları yaygın olarak bilinse de önemli kısmı yok olmaya yüz tutmuş veya değişip dönüşmüş, bir kısmı ise tamamen unutulmuş yemekleri eskiden pişirildikleri halleriyle gün yüzüne çıkarıyor. Yazarın aile tarihinde iz bırakmış acı tatlı olaylarla harmanlayarak geliştirdiği anlatım tarzı, Amida nın Sofrası nı pek çok yerde öyküye, edebiyata yaklaştırıyor ve damakta doyumsuz bir tat bırakıyor. Özyerli nin ilmek ilmek ördüğü anlatı, Diyarbakır ve çevresinin son yüz küsur yıllık tarihine alternatif bir bakışın taşıdığı imkânlara da işaret ediyor ve bu yönüyle Yemekli Diyarbakır Tarihi üst başlığını da sonuna kadar hak ediyor. Erkin Ön ün fotoğraflarıyla zenginleşen Amida nın Sofrası, bir kültür hazinesi.

Hayeren ParkirkHayeren Parkirk ??????? ???????
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

İstanbul daki Ermeni okullarında uzun yıllar, felsefe, Klasik Ermenice, Ermeni dili ve edebiyatı dersleri veren Keğam Kerovpyan İşkol un hazırlayıp 1962 de yayımladığı Ermenice-Ermenice sözlük (kısmi Türkçe açıklamalı), öğrencisi Ardaşes Margosyan tarafından gözden geçirilerek tekrar yayımlandı. Sözlükte yaklaşık 10.000 maddenin açıklaması, 11.000 i aşkın Türkçe karşılıklarla veriliyor.

Amida nın RuhuAmida nın Ruhu
ÜRÜN AÇIKLAMASI:

Ermenice ismi Amida ya da Dikranagerd, Kürtçe ismi Amed olan Diyarbakır da doğup büyüyen Silva Özyerli, Diyarbakırlı Hıristiyanların yok olmaya yüz tutmuş likör kurma kültürünü zengin bir anlatıyla okurlara sunuyor. Özyerli nin hafızasında canlanan Diyarbakır hikâyeleri, yazarın uzun yıllara dayanan araştırmalarının ve tecrübelerinin meyvesi olan eşsiz likör tariflerine eşlik ediyor. Amida nın Ruhu: Diyarbakır dan İstanbul a Likörlü Hayat, likörün coğrafi ve tarihsel hikâyesine ışık tutarken, Diyarbakır ın unutulmuş geçmişini ve insanlarını yeniden gün ışığına çıkarıyor. Erkin Ön ün fotoğraflarıyla zenginleşen, likör yapımı ve likör kültürü üzerine kapsamlı bir çalışma içeren Amida nın Ruhu, bu literatürün nadir örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Firmanın kayıtlı temsilcilik bilgisi bulunmamaktadır.

  • HİPPO KİTAP